Türkçede bu kitap , şu araba , bu öğrenciler , şu bardaklar deriz işte ingilizce, bu, şu, bunlar ,şunlar demek için “Demonstrative pronouns This, that, these ve those” işaret zamirlerinden yararlanırız.
Demonstrative pronouns – İngilizce İşaret zamirlerini tanıyalım
This…..…Bu
That…….Şu
These….Bunlar
Those….Şunlar
Demonstrative pronouns – This, that, these ve those kullanımı
- This –Bu : Yakınımızda bulunan tekil bir şeyi göstermek için kullanılır.
- That- Şu : Uzağımızda bulunan şeyleri göstermek işin veya konuşma esnasında o /şu kitap , O /şu çocuk, O /şu ev demek için kullanılır.
- These –Bunlar : This zamirinin çoğul halidir ve yakınımızda bulunan çoğul şeyleri belirtmek için kullanılır.
- Those – Şunlar : That zamirinin çoğul halidir ve uzağımızda bulunan çoğul şeyleri veya konuşma esnasında O/şu kitaplar , O/şu çocuklar, O/şu arabalar demek için kullanılır.
Demonstrative pronouns – ingilizce İşaret zamirleri cümle örnekleri
This is my computer
Bu benim bilgisayarım
This is the mum’s mobile
Bu annemin cep telefonudur
I have to pass this exam
Bu sınavı geçmek zorundayım
That is my father’s car and that is my aunt’s car
Şu babamın ,şuda teyzemin arabasıdır
That is a very nice snowman, but we can do better than that
Şu çok hoş bir kardan adam ama biz ondan daha iyisini yapabiliriz ( Konuşma esnasında o demek için kullandık!)
Sevinç read the book of Da Vinci’s Code, I also read that book
Sevinç Da Vincinin kitabını okumuş, bende o kitabı okudum (Konuşma esnasında o demek için kullandık! )
I had an argument with Harun. That Harun, I had an argument with him too
Harunla tartıştım. Şu Harun, Onla bende tartışmıştım (Bu örneğimizde de yine , konuşma esnasında “Şu” demek için kullandık!)
Who is that at the door? –Şu kapıdaki kim?
That is my neighbour Mustafa – O benim komşum Mustafa
(Burada Mustafayı gördüğümüz için ve onun erkek olduğunu bildiğimiz He is my neighbour Mustafa– O komşum Mustafadır da diyebiliriz)
These are my books
Bunlar benim kitaplarımdır
Those are your pencils
Şunlar senin kalemlerindir
These are sheep and those are goats
Bunlar koyunlar şunlar keçilerdir
Ayşe: I bought two pairs of shoes – iki çift ayakkabı satın aldım
Selin : Did you buy those black shoes? – Şu siyah ayakkabılarımı satın aldın?
Ayşe: No, I didn’t buy those black shoes, I bought those pink ones – Hayır, Şu siyah olanları değil ,Şu pembe olanları satın aldım
( Ayşe ve Selin örneğimizde yine bir konuşma esnasında “şunlar” demek için those kullandık)